Türk edebiyatının en önemli şairlerinden Sezai Karakoç, 1950’de şiirine ilham olan Mülkiye’de sınıf arkadaşı
Muazzez Akkaya için “Monna Rosa” şiirini kaleme almıştı. Ama bu şiirin 19 yaşındaki
Karakoç’un platonik aşk yaşadığı Muazzez Akkaya için yazıldığı neredeyse yarım
asır sonra anlaşılacaktı.
Gizemlerle dolu bir şiirdi Monna Rosa. Şairinin gönlündeki karşılığı “Tek Gül”
demekti. 14 kıtalık sözlerinde aşk, sevgi, hasret, itiraf ve sitem vardı. Ancak
kimse çok uzun bir süre Monna Rosa’daki sihri çözemedi. 50 yıl sonra anlaşıldı;
şiirin kıta başlarındaki harflerin yan yana getirilmesinden “Muazzez Akkaya’m”isminin
ortaya çıktığını...