M.Akif Ersoy (Makaleler) etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
M.Akif Ersoy (Makaleler) etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Ocak 2015 Cumartesi

Cenazedeki hafiyeler!

Mehmet Akif’in cenazesine katılan az sayıdaki meşhur sima arasında Yahya Kemal’in de olacağını tahmin edemezdim.
Oysa, Şemsettin Günaltay, Fazıl Ahmet Aykaç ve Tahirül Mevlevi gibi o da Akif’e vefa borcunu ödemek üzere Bayezit Camii’nin avlusuna gelmişti. Burada şaşırtıcı olan bunlar değil. Benim gibi pek çok okur ve elbette edebiyat tarihi için son derece kıymetli bu bilgiyi, bir polis raporundan öğrenmiş olmamız. Yusuf Çağlar dostumuzun ulaştığı ve geçen pazar günü Zaman’da yayımladığı belgeye göre; Akif’in sağlığında peşini bırakmayan polis, cenazesinde de iş başındaydı. Hafiyeler, şairi uğurlamak üzere gelenleri ve cami avlusunda konuşulanları kayda geçirmiş, valiliğe rapor etmişti.

2 Mart 2011 Çarşamba

MEHMET AKİF, SAFAHAT Ve ASIM'IN NESLİ

Osmanlı’nın son yıllarından Cumhuriyet’e geçişin sancılı dönemi olan MilliMücadele boyunca Mehmet Âkif bu toplumun pek çok millî, insanî ve İslâmîdeğerinin sözcüsü olmuştur. Onun bütün şiirlerini toplayan Safahat adlıkitabının bu milletin kütüphanesinde çok farklı bir yeri vardır. O yüzden deher nesil Safahat’ı yeniden okuyabilmelidir. Çünkü Safahat’ın yedi kitaptan oluşan bölümleri, bu milletin günlük hayatını, dertlerini ve ideallerini anlatır.

8 Şubat 2011 Salı

Mehmet Akif ve Muhammed İkbal' de Birlik Şuuru


Mehmet Akif ve Muhammed İkbal kendi milletlerinin uyanmasında rol oynamış iki abide şahsiyettir. Toplum minberinden yükselen bu iki şairin sesi, yankısını millette bulacak büyük bir aksiyonun kıvılcımları olmuştur. Felaket dönemlerinde insanların inançları daha çok kuvvetlenir. Bu kuvvetin moral değerlerle pekiştirilmesini de toplumun manevi önderleri yapar. Her millet, kendisini aşka getirecek bir şairi, bir lideri içinden çıkarır. Fakat bu oluş bilinçli değil, aksine o atmosferin ruhaniyetinden kaynaklanmaktadır.
Mehmet Akif Anadolu insanının hürriyet mücadelesini gören, bu mücadeleyi gerek vaazlarıyla gerekse şiirleriyle destekleyen, milli uyanışta adeta “şok dalgalan” meydana getiren vatanperver hatip-şairdir. Bu uyanışta;

7 Aralık 2010 Salı

Mehmet Akif'te Dinî Duygu ve Düşünce

Mehmet Akif, sancılı bir dönemin şairidir. Dinî duygu ve düşünceleri de o çalkantılı dönemin, ruhunda bırakmış olduğu pek derin tesirlerle yoğrulmuştur. İnsan, Akif'in Safahat'ını, Safahat dışındaki şiirlerini, makalelerini, tercüme ve tefsirlerini sathî bir şekilde dahi tetkik edecek olursa; mazide kalmış dedelerimizin, ninelerimizin topyekün ah u vahlarını, iniltilerini ve bazen de canhıraş feryatlarını duyar. Akif de, büyük bir gürültüyle gelmekte olan, ama maalesef pek çok kimsenin farkında bile olmadığı bu tehlikeyi avazı çıktığı kadar haber vermeye çalışan kısık bir sestir. Biz, bu makalemizde Akif'in dinî duygu ve düşüncelerini belli bir tasnif dahilinde vermeye çalışacağız. 

6 Aralık 2010 Pazartesi

Mehmet Akiften Seçme Şiirler

SAFAHAT OKUYUCUSUNA
Bana sor sevgili kaari, sana ben söyliyeyim,
Ne hüviyyette şu karşında duran eş’ârım:
Bir yığın söz ki, samîmiyyeti ancak hüneri;
Ne tasannu’ bilirim, çünkü, ne san’atkârım.
Şii’r için “göz yaşı” derler; onu bilmem, yalnız,
Aczimin giryesidir bence bütün âsârım!
Ağlarım, ağlatamam; hissederim, söyliyemem;
Dili yok kalbimin, ondan ne kadar bîzârım!
Oku, şâyed sana bir hisli yürek lâzımsa;
Oku, zîrâ onu yazdım, iki söz yazdımsa.1

30 Kasım 2010 Salı

Bir İnsan Olarak Mehmet Akif


Mehmet Akif Ersoy, İstiklâl marşımızın şairi, büyük fikir ve dava adamı! Millî Mücadele’yi ateşleyen manevî bir önder! 

Toprakta gezen gölgeme toprak çekilince, 
Günler şu heyulayı da, er geç silecektir. 
Rahmetle anılmak, ebediyet budur amma, 
Sessiz yaşadım, kim beni, nereden bilecektir? 

diyen vatan şairimizi rahmetle anmak, onu eserleriyle, fikirleriyle, örnek hayatıyla bilmek ve Türk insanının gönlünde ve dilinde ebedîleştiğini göstermek, en azından bu toprakların havasını teneffüs eden bizler için bir vefa borcudur kanaatindeyim. Bu yazımızda, eserleri ve edebî yönüyle değil de, hayatından bazı kesitler alarak bir “insan” olarak Mehmet Akif’i tanıtmaya çalışacağız.

23 Ekim 2010 Cumartesi

M.Akif Teşkilat-Mahsusa İçin Çalışıyor...


Cemal Kutay'a Göre Mehmet Akif
“Cemal Kutay'ın "Necid Çöllerinde Mehmed Akif" adlı bir kitabı vardır. Akif'in adeta bir destan kahramanı olarak yüceltildiği bir kitap. "Teşkilat-ı Mahsusa" lideri Eşref Sencer Kuşçubaşı'nın anlattıklarına dayanılarak yazılmıştır.”
“Bilindiği gibi Akif, Birinci Dünya Savaşı sırasında görevli olarak Almanya'ya ve Hicaz'a gitmişti. İngilizler ve Fransızlar, sömürgelerinden topladıkları müslüman askerleri, "İstanbul'u işgal edip halifeyi esir aldılar!" propagandasıyla aldatarak Osmalı Devleti'nin müttefiki olan Almanların üzerine sürüyorlardı. Batı cephelerinde yapılan muharebelerde Almanlar, yüz bine yakın müslümanı esir almış, bunlar için Vunsdorf yakınlarında özel kamplar inşa etmişlerdi. Bütün benliğiyle "İslam Birliği" idealine sarılmış olan Akif, kendisine Teşkilat-ı Mahsusa aracılığıyla gelen teklifi tereddüt etmeden kabul etti ve Almanya'ya giderek Tunuslu Şeyh Salih'le birlikte, farkında olmadan Osmanlı Devleti'ne karşı savaşan bu müslüman esirleri aydınlatmaya çalıştı.”