İskilipli Atıf Hoca (Makaleler) etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
İskilipli Atıf Hoca (Makaleler) etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Mart 2012 Pazartesi

İskilipli Atıf Hoca'nın, idamdan önceki son fotoğrafı ortaya çıktı.


Şapka Kanunu'ndan 18 ay önce yazdığı kitap sebebiyle darağacına gönderilen İskilipli Atıf Hoca'nın, idamdan önceki son fotoğrafı ortaya çıktı.
4 Şubat 1926'da Ulucanlar Cezaevi'nin duvarı önünde çekilmiş fotoğrafta, İskilipli'nin yanında, birlikte idam edildiği Babaeski Müftüsü Ali Rıza Efendi ve bir jandarma bulunuyor. Dönemin gazetelerinde sadece yüzünün yayımlandığı fotoğrafın orijinalinde Atıf Hoca'nın boydan gürüntüsü yer alıyor.

20 Ekim 2010 Çarşamba

HOCANIN İDAMI

Ali Tahmilci bey, Hocaefendi ile aynı cezaevinde yatan amcası Hasan Tahmilci beyin anlattıklarını şöyle naklediyor: “Mahkemeler bitmiş, kararlar verilmiş, her şey belli olmuştur. Hücrelerine çekilen hükümlüler, infaz anını bekliyorlar. Sırası gelenlerin kimisi kapıyı şaşırır, bacakları titrer, yürümekte güçlük çekermiş. Derken, sıra merhuma gelmiş. “İskilipli Mehmed Atıf” diye bağırmış bir görevli. Hoca, metin ve mütevekkil… Ağır adımlarla, vakar içinde, dualar mırıldanarak yürümüş sehpaya.”

FRENK MUKALLİTLİĞİ ve ATIF HOCA

Atıf Hoca 1924 yılında “Frenk mukallitliği ve Şapka” kitabını neşretti. Yani şapkaya dair kanunun kabulünden bir buçuk sene evvel. Tabii, diğer kitapları gibi neşretmeden önce onu da Maarif Vekâletine (Milli Eğitim teşkilatı) gönderdi, izin hatta takdir aldı.


İSKİLİPLİ ATIF HOCA KİMDİR

İskilipli Mehmed Âtıf Hoca, (d. 1875 - ö. 4 Şubat 1926) Babası Akkoyunlu aşîretinin İmamoğulları ailesinden gelen Mehmed Ali Ağa, annesi Mekke'den göç etmiş, Ben-î Hattab aşîretinden Nazlı Hanım'dır. Altı aylıkken öksüz kalan Mehmed Âtıf, dedesi Hasan Kethüdâ efendinin himayesinde yetişmiştir.


26 Mayıs 2010 Çarşamba

İSKİLİPLİ ATIF HOCANIN KEMİKLERİ BAGAJDA ALTI AY SAKLI KALDI

İskilipli Atıf Hoca, Ankara İstiklal Mahkemesi kararıyla 4 Şubat 1926′da güneş ışıkları kendini gösterirken idam edildi. Ne cenazesi yıkandı ne de cenaze namazı kılındı. Hava karardıktan sonra Mamak Mezarlığı’nın ‘kimsesizler’ bölümüne defnedildi. Mezarı bugüne kadar bulunamadı. Nazım Hikmet, Seyit Rıza gibi birçok isme ‘iade-i itibar’ gündeme gelse de Atıf Hoca konusunda bir adım atılmadı.