Başkalarını tam bilemem ama
çocukluğumdan hayatıma ve şahsiyetime tesir etmiş pek çok söz, şahıs ve hâdise
vardır. Unutamadıklarım diyebileceğim, rûhuma sinmiş, hayatımın köşe
taşlarından birisi de ilkokul yıllarında ablamın elindeki kitabın arka kapağında
gördüğüm ve uzun uzun bakıp “Kesinlikle bu adamın matematiği çok iyidir.”
dediğim; yuvarlak, siyah çerçeveli gözlüğü olan, büyük bir kafa ve zekâ
fışkıran gözlerden mürekkep bir fotoğraf… Kitap yazdığına göre büyük bir
adamdı. O fotoğraf çocuk dimağıma öylesine nüfûz etmişti ki, gözlerim ne
hikmetse o günlerde bozulmuş ve acilen gözlük almamız lâzım diye ortalıkta
dolaşmaya başlamıştım. Tabii ki kimse inanmamıştı ve “Tommiks, Teksası az oku
geçer!” diyerek beni en zayıf yerimden vurmuş ve bir daha bu bahsi açmamamı
sağlamışlardı. Ama o fotoğraftaki adamın zekâ fışkıran, alaycı bakışlarını ve
yuvarlak, siyah gözlüklerini asla unutamadım.
